ATATÜRK’UN HAYATI

Eğitimde Yarım Asırlık Çınar...

ATATÜRK’ÜN YAŞAMI

1881:Selanik’te doğdu.
1893:Askeri Rüştiye’ye girdi, Kemal adını aldı.
1899:İstanbul Harp Okulu’na girdi.
1902:Harp Akademisine girdi.
1905:Harp Akademisini yüzbaşı olarak bitirdi, Şam’a gönderildi.
1909: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.
1911 : Binbaşılığa yükseldi, Trablusgarp’a gönderildi.
1914: Yarbaylığa yükseldi.
1915: Albaylığa yükseldi, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı. Anafartalar’da düşmana geri adım attırdı.
1916: Tuğgeneralliğe yükseldi. Bitlis ve Muş’u düşman elinden kurtardı.
1918: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atandı.
1919: Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı. 16 Mayıs’ta Bandırma vapuruyla yola çıktı ve 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak bastı.  9 Temmuzda askerlikten çekildi.  7 Ağustos’ta Erzurum; 4 Eylül’de Sivas Kongresi’ni yaptı.
1920: 23 Nisan’da Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı, 24 Nisan’da Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
1921: 5 Ağustos’ta Başkumandanlık görevi verildi. 13 Eylül’de Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanıldı. 19 Eylül’de Mareşallik rütbesinin verildi ve Gazi unvanını aldı.
1922 : 30 Ağustos’ta Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanıldı. 10 Eylül’de İzmir'e girdi.
1923: 29 Ocak’ta  Latife Hanım'la evlendi. 29 Ekim’de Cumhuriyet'in ilan edildi ve ilk Cumhurbaşkanı oldu.
1924 : 1 Mart’ta Halifelik kaldırıldı. 20 Nisan’da Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu kabul edildi.
1925: 24 Ağustos’ta Kastamonu'da şapka giydi. 30 Kasım’da  tekkelerin kapatılması hakkındaki kanun kabul edildi.
1926 : 17 Şubat’ta  Türk Medeni Kanunu'nun kabul edildi.
1927: 15 / 20Ekim:  Büyük Nutku'nu okudu. 1 Kasım’da 2. Kez Cumhurbaşkanı seçildi.
1928: 3 Kasım’da Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1931: 15 Nisan’da  Türk Tarih Kurumu kuruldu.
1932: 12 Temmuz’da Türk Dil Kurumu kuruldu.
1933: 29 Ekim’de  Cumhuriyet'in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söyledi.
1934: 24 Kasım’da  Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadı verildi.
1938: 10 Kasım Perşembe, saat 09.05’te aramızdan ayrıldı.

ATATÜRKÇÜLÜK İLKELERİ VE ATATÜRK’ÜN MİLLİ EĞİTİM ÜZERİNE GÖRÜŞLERİ OKUL POLİTİKAMIZDIR:

Milli eğitimin Atatürkçü ilkeleri Atatürk'ün 1921-1938 döneminde çeşitli nedenlerle ortaya koyduğu milli eğitim üzerindeki görüşlerinden Atatürkçü milli eğitimin temel ilkelerini aydınlığa çıkarmak mümkündür.

Bu ilkeleri şöyle tespit ettik:

1. Yabancı fikirlerden, Doğu'dan ve Batı'dan gelecek etkilerden arınmış bir milli eğitim programı,
2.Yurt çocuklarının, bütün öğretim evrelerinde ekonomik yaşamda yararlı ve etkili olacak biçimde donatılması,
3. Cehaletin ortadan kaldırılması, yurttaşların tümünün okur-yazar duruma getirilmesi,
4. Okulun eğitim ve öğretimde bir "merkez" olarak ele alınıp değerlendirilmesi, bağımsızlığın korunmasında görevler yüklenmesi,  
5.Bilimin ve tekniğin, başka bir deyişle akılcı dünya görüşünün başlıca kılavuz olması,
6. Milli eğitimde başarının iki koşulu: Toplumsal yaşamın ihtiyaçlarına uygunluk ve çağdaş gereklere bağlılık olması,
7. "Düşünce özgürlüğü" de diyebileceğimiz bilim ve teknik için belli, sınırlı bir kaynağın kabul edilmemesi,
8. Türkiye'de gerçek zaferin milli eğitimle sağlanabileceği,
9. Bilginin insan için bir süs, bir buyurma aracı ya da uygar bir zevk yerine başarıya ulaşmada işe yarar bir aygıt haline getirilmesi,
10. "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" kuşaklar yetiştirilmesi,
11. Ulusları kurtaranların öğretmenler olduğu, öğretmenlerin başarısının "Cumhuriyet"in başarısı sayılacağı,
12. Gerçek yol göstericinin bilim ve teknik olduğu,
13. Öğretim birliğinin, ilköğretimin genel ve zorunlu olması ilkesiyle birlikte temel araçlar arasında sayılması,
14. "Millet Mektepleri"nin daha geniş ölçüde devam ettirilmesi,
15. Üniversitede ve milli eğitimde köklü önlemlerin alınması,
16. Büyük kalkınma savaşının istediği teknik elemanların yetiştirilmesi,
17. "Eğitmen okulları" diye söz ettiği "Eğitmen Kursları"nın başarılarının arttırılması,
18. Türkçe terimlerle kitap yazılmasının önemi,
19. Türk ulusunun dinamik ülküsünün varlığımızı yükseltmek olduğu, bunun için de fikir ve eylemi birlikte yürütme zorunluluğu olarak görüyoruz.

        Atatürk'ün milli eğitimle ilgili buyrukları ve görüşleri, öteki konulardakiler gibi, insana geniş ufuklar çiziyor, açık seçik amaçlar gösteriyor. Okulumuzun hedeflerinde  ağırlık noktasını Atatürk'ün görüşlerine bırakmamızın ana nedeni budur.